Yeşilırmak denize akıyor, Çarşamba Ovası kuruyor

Çarşamba Ovasına hayat veren Yeşilırmak’tan her gün 16,2 milyon m³ su Karadeniz’e akarken, 1992’de yapımına başlanan ancak ödeneksizlik yüzünden yarım kalan sulama projesi nedeniyle ovadaki kanallar kurudu, yeraltı suları çekildi ve Çarşamba Ovası susuzluğa mahkûm edildi.

featured

Samsun’un tarım ambarı Çarşamba Ovası’nda alarm çanları çalıyor. Yeşilırmak her gün milyonlarca metreküp suyu Karadeniz’e boşaltırken, ovanın ortasında yaşayan çiftçi tarlasını sulayacak bir damla su dahi bulamıyor. Bakım yapılmadığı için işlevsiz kalan sulama kanalları üretimi tehdit ederken, çiftçi “Bu gidişle Çarşamba Ovası çoraklaşacak” diye isyan ediyor.

16,2 milyon m³ su, her gün denize

Çarşamba’daki ölçüm istasyonlarına göre Yeşilırmak’ın ortalama debisi 187 m³/s. Bu rakam yılda yaklaşık 5,9 milyar m³ suya, günlükte ise 16,2 milyon m³ suyun denize boşa aktığına karşılık geliyor. Ancak bu devasa kaynak tarım arazilerine ulaşmıyor.

89 bin hektar ovanın kaderi

Türkiye’nin en verimli ovalarından biri olan 89 bin hektarlık Çarşamba Ovası, 1992 yılında yapımına başlanan sulama sisteminin bir türlü tamamlanamaması nedeniyle kuraklıkla mücadele eder hale geldi. “Ovanın can damarları olacak” iddiasıyla açılan DSİ kanalları, bugün ormanlık ve dikenlik alanlara, yaban hayvanlarının yuvasına dönüştü. Yıllardır bakım görmeyen hatlar yüzünden on binlerce metrekare tarım arazisi kayboldu.

Yeraltı suları da çekiliyor

Üreticilerin yükü yalnızca sulama kanallarının çökmesiyle sınırlı değil. Çarşamba Ovasında yeraltı suları da hızla azalıyor. Beş yıl önce 15-20 metreden suya ulaşan çiftçiler, bugün 45-50 metre derinliğe inmek zorunda kalıyor. Bu tablo, Yeşilırmak’ın suyuna olan ihtiyacı her geçen yıl daha da artırıyor.

Çarşamba’da son 5 yılda yeraltı suyuna ulaşmak için kazılması gereken derinlik neredeyse iki katına çıktı.

Çiftçi isyan ediyor

Çarşambalı üreticiler, susuzluk nedeniyle mısırdan fındığa kadar birçok üründe verim kaybı yaşandığını belirtiyor. Çiftçilerden gelen tepkiler ise sorunun boyutunu gözler önüne seriyor:

“Gözümüzün önünde milyonlarca ton su denize akıyor, biz tarlada damla suya hasretiz. Bu gidişle üretimden çekileceğiz. Çarşamba Ovası kurursa, Türkiye’nin gıda güvenliği de tehlikeye girer.”

Bir başka üretici ise sulama kanallarının durumunu şu sözlerle anlattı:
“Çarşamba ovasındaki drenaj kanalları tamamen tıkalı ve pislik içinde. Domuzlar bu alanlarda yuva yapmış durumda. DSİ görevini yerine getirmiyor; kışın tarlalara su basıyor ve ürünlerimiz çöp oluyor, yazın ise tam tersi Yeşilırmak’ın suyu denize boşa akıyor, tatlı su çiftçiye verilmiyor. Çiftçi susuz üretim yapmaya, ayakta kalmaya çalışıyor. Hiçbir yetkili bu sorunları çözmek için adım atmıyor.”

İklim değişikliği tehlikeyi büyütüyor

İklim değişikliğiyle birlikte yaz aylarının daha kurak geçmesi, su ihtiyacını daha da artırıyor. Çarşambalı üreticiler için Yeşilırmak’tan suyun tarlalara yeniden akıtılması artık hayati bir zorunluluk.

Çözüm Beklentisi
Çiftçiler, yıllardır atıl durumda bekleyen projelerin tamamlanmasını, sulama kanallarının onarılmasını ve modern sulama sistemleriyle suyun tarlalara ulaştırılmasını talep ediyor. Ancak tarımda susuzluğa mahkûm edilen Çarşamba Ovası’nda, başta iktidar partisi milletvekilleri ile il ve ilçe başkanlıkları olmak üzere, yerel yönetimler, siyasi partiler ve STK temsilcilerinin sessizliği artık utanca dönüştü. Üreticiler, bu suskunluğu kıracak, Çarşamba için gür bir ses çıkaracak yetkilileri bekliyor.

Ne Olmuştu?

  • 1992’de yatırım programına alınan Çarşamba Ovası Sulama ve Drenaj Projesi hâlâ tamamlanamadı.
  • 2009’da yapılan açıklamalarda 70 bin hektardan fazla alanın sulanacağı söylenmişti.
  • Kumköy Regülatörü tamamlandı, ancak birçok kısım yıllardır yarım kaldı.
  • Projenin toplam maliyetinin 650 milyon TL olduğu belirtilmiş, ödenek yetersizliği nedeniyle iş sürekli ertelenmişti.

Yeşilırmak denize akıyor, Çarşamba Ovası kuruyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
Bizi Takip Edin