Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ekim ayı komisyon toplantısında, Ulaşım Dairesi Başkanlığı’nın hazırladığı protokol, “rehabilitasyon” ve “optimizasyon” adıyla gündeme geldi. Protokolde, Çarşamba ve Terme’deki özel halk otobüslerinin sisteme dahil edilmesi, araçların teknik özelliklerinin yenilenmesi ve gelir desteği düzenlemeleri yer aldı. Ancak öngörülen yeni sistem, hem esnafın hem yolcuların tepkisini çekti.
CHP Grup Başkanvekili Tekcan, “Bu protokol, halkımızın daha konforlu taşınması için değil, adeta eziyet için hazırlanmış. Can ve mal güvenliği açısından risk taşıyor, 21. yüzyıla yakışmıyor,” diyerek söz aldı. Tekcan, esnafın meclise sunduğu dilekçeyi okuyarak, uygulamanın halkı ve şoförleri mağdur edeceğini vurguladı.
Esnafların sunduğu metinde, belediyenin dayattığı şartların altından kalkılamayacağı açıkça dile getirildi:
“Bizlerden 30 gün içinde sıfır, şehir içi tipi halk otobüsü almamız isteniyor. Aksi halde taşımacılığa devam etmemiz yasaklanacak. Bahsedilen araçların fiyatı 6 milyon lira civarında. Çarşamba–Samsun hattı 40 kilometrelik, şehirler arası nitelikte bir yol. Bu güzergahta 25 kişi oturup 25 kişi ayakta taşımak hem konforu hem güvenliği hiçe saymaktır. Bir kaza anında ayakta duran yolcuların savrulmasını kim önleyecek?”
Esnaflar, SAM AIR bünyesindeki 20 kişilik otobüslerin sisteme entegre edilmesini ve vatandaşların “oturarak, daha güvenli, daha konforlu” taşınmasını talep etti.
Tepki yalnızca Çarşamba’dan değil, Terme’den de geldi. CHP’li Meclis Üyesi Mehmet Kurt, Terme Şoförler Odası Başkanı’nın uyarılarını meclis kürsüsünden aktardı:
“Terme–Samsun arası 60 kilometre. Bu kadar mesafeyi ayakta gitmek ne akla, ne vicdana sığar. 6 milyon liraya yeni otobüs alalım diyorsunuz, ama nasıl? Esnaf zaten geçimini zor sağlıyor.”
Ulaşım Dairesi Başkanı Mustafa Mermutlu ise eleştirilere rağmen sürecin “bilimsel ve planlı” ilerlediğini savundu. Ancak meclisteki hava, “bilimsel” bir planlamadan ziyade “bürokratik dayatma” algısıyla doluydu.













