Kahverengi Kokarca: Sessiz Ama Yıkıcı Bir Tehdit
Kahverengi kokarca, ilk olarak 2017 yılında Samsun’un Terme ilçesinde tespit edildi ve hızla yayılarak Çarşamba, Ordu, Giresun gibi fındık üretiminin kalbi olan bölgelerde ekonomik zararlara yol açtı. Doğu Asya kökenli bu istilacı tür, 300’den fazla bitki türüne zarar verebiliyor. Fındık, elma, şeftali, fasulye, mısır, domates ve hatta kavak ağaçları, bu böceğin hedefleri arasında. Böcek, bitkilerin öz suyunu emerek meyve ve yapraklarda deformasyona, kalite kaybına ve ciddi verim düşüşlerine neden oluyor. Çarşamba’da fındık bahçelerinde görülen zarar, 2023 ve 2024 yıllarında ekonomik kayıpları artırarak üreticileri zor durumda bıraktı.
Çarşamba Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, kahverengi kokarcanın fındık üretimindeki yıkıcı etkisine dikkat çekerek, “Karadeniz Bölgesi’nde fındık üreticisinin son birkaç yılda karşılaştığı en büyük tehdit bu zararlı. İlaç maliyetlerinin artması ve mahsul kayıpları, üreticiyi dar boğaza sürüklüyor. Devletimizin bu mücadelede öncü olması şart” diyor.
Çarşamba’da Durum: Üreticiler Çaresiz, Maliyetler Artıyor
Çarşamba, Türkiye’nin fındık üretiminin önemli merkezlerinden biri. Ancak kahverengi kokarca, bu stratejik ürünün geleceğini tehdit ediyor. Yerel üreticiler, böceğin fındık dallarına ve meyvelerine verdiği zararın, hasat sonrası daha net hissedildiğini belirtiyor. Çarşamba Kaymakamı Mehmet Kamil Sağlam, “Kahverengi kokarcanın zararı, fındık hasadı sonrası daha çok ortaya çıkıyor. Bu durum, ilçemizin tarımsal ekonomisini derinden etkiliyor” diyor.
İlaçlama maliyetlerinin yüksekliği, üreticileri zorlayan bir diğer faktör. 50 yılı aşkın süredir Çarşamba’da fındık tüccarlığı yapan Yaşar Çakır, “Kahverengi kokarca nedeniyle üreticiler ciddi darbeler aldı. İlaçlar pahalı ve mücadele bireysel değil, toplu yapılmalı. Aksi takdirde bu zararlıyı kontrol altına almak mümkün değil” diyerek toplu mücadele çağrısı yapıyor. Sosyal medyada da üreticiler, ilaçların etkisizliğinden ve popülasyonun kontrol altına alınamamasından şikayet ediyor. Bir X kullanıcısı, “Geçen yıl köylünün emeği telef oldu, bu yıl da aynı risk var. İlaçlar işe yaramıyor, tavuklar kokarcaları yese daha etkili olurdu!” diyerek frustrationunu dile getiriyor.
Mücadelede Hangi Yöntemler Kullanılıyor?
Samsun genelinde ve Çarşamba’da kahverengi kokarcaya karşı biyolojik, biyoteknik ve kimyasal mücadele yöntemleri entegre bir şekilde uygulanıyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2024 yılında 1 milyon 185 dekar alanda kimyasal mücadele gerçekleştirirken, 14 bin 464 samuray arısı doğaya salındı ve 1.500 feromon tuzağı kuruldu.
- Biyolojik Mücadele: Kahverengi kokarcanın doğal düşmanı olan samuray arısı (Trissolcus japonicus), Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü’nde üretiliyor. 2025’te bu arıların sayısı 220 bini aşarak mücadelenin önemli bir parçası haline geldi. Samuray arıları, kokarcanın yumurtalarını parazitleyerek popülasyonu azaltıyor.
- Biyoteknik Mücadele: Feromon tuzakları, kokarcaları cezbederek yakalıyor ve imha ediyor. Samsun’da 9.500 dekar alanda bu tuzaklarla popülasyon takibi yapılıyor.
- Kimyasal Mücadele: Kışlak alanlarda (evler, depolar, ahırlar) biyosidal ilaçlarla ilaçlama yapılıyor. Ancak yüksek maliyetler ve ilaçlama için uygun zamanlamanın kritikliği, bu yöntemi zorlaştırıyor.
- Mekanik Mücadele: İlkbaharda, kokarcaların kışlaklardan çıkmadan önce toplanıp imha edilmesi öneriliyor. Bu yöntem, popülasyonu azaltmada etkili olsa da yoğun emek gerektiriyor.
Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir, erken önlemlerin önemine vurgu yaparak, “Kışlaklarda ilaçlama ve mekanik mücadele, zararlının yayılmasını engellemek için şart. Üreticilerimiz bu konuda bilinçlenmeli” diyor.
Gelecek İçin Endişe: 2025’te Ne Olacak?
Uzmanlar, kahverengi kokarcanın iklim değişikliği ve yüksek üreme kapasitesi nedeniyle 2025’te daha da yayılabileceği konusunda uyarıyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, “Yağan kara güvenme, kahverengi kokarcaya aman verme” sloganıyla üreticileri şubat ve mart aylarında yoğun mücadele çağrısı yapıyor. Zararlının 35 kilometre uçma kabiliyeti ve doğal düşmanlarının azlığı, mücadeleyi zorlaştırıyor.
Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, “Kahverengi kokarca, sadece Çarşamba’yı değil, Ordu ve Giresun’u da vurdu. Ekonomik kayıplar, bölge tarımını tehdit ediyor. Kapsamlı bir mücadele planı şart” diyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise, “Kahverengi kokarca, fındıkta son yılların en büyük sorunu. Üreticilere bahçe ilaç desteği ve feromon tuzağı desteği sağlanmalı” çağrısında bulunuyor.
Kahverengi kokarca ile mücadelede başarı, bireysel değil toplumsal bir çaba gerektiriyor. Uzmanlar ve yerel yöneticiler, şu adımların atılmasını öneriyor:
- Devlet Desteği: İlaçlama maliyetlerinin devlet tarafından karşılanması ve feromon tuzaklarının ücretsiz dağıtılması.
- Eğitim ve Bilinçlendirme: Üreticilere yönelik bilgilendirme toplantılarının artırılması ve mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması.
- Toplu Mücadele: Bölgedeki tüm çiftçilerin eş zamanlı mücadele etmesi, zararlının yayılımını durdurmak için kritik.
- Alternatif Yöntemler: Tavuk gibi doğal düşmanların kullanılması ve samuray arısı üretiminin artırılması.
Son Söz: Fındık İçin Seferberlik Zamanı!
Çarşamba’nın fındık bahçeleri, kahverengi kokarca tehdidi altında. Bu zararlı, sadece bir böcek değil; bölgenin ekonomisini, geçim kaynaklarını ve tarımsal mirasını tehdit eden bir düşman. Üreticilerin, yerel yönetimlerin ve devletin el ele vermesi, bu istilacıyı durdurmak için tek yol. Çarşamba’da başlayan mücadele, tüm Karadeniz için umut ışığı olabilir. Ancak zaman daralıyor; 2025 hasadı, bu mücadelenin başarısına bağlı. Şimdi seferberlik zamanı!













