Yapılan basın açıklamasında emeklilerin derinleşen yoksulluğu, eriyen maaşları ve yıllardır biriken adaletsizlikler sert ifadelerle dile getirildi. Açıklamayı yapan Emekliler Birleşme ve Dayanışma Derneği Çarşamba Temsilcisi Necmettin Gemrik, “Gariban diye küçümsedikleri emekli, hakkını da hesabını da sormayı bilir” dedi.
Gemrik, emeklilerin bugün içine itildiği tablonun tesadüf olmadığını belirterek, kırılma noktasının 2008 yılında yürürlüğe giren emeklilik yasası olduğunu söyledi. Bu düzenlemeyle emeklinin bilinçli şekilde kayba uğratıldığını savunan Gemrik, “İlk büyük vurgun 2008 yasasıyla yapıldı. Bunun hesabını önce verecekler. Anayasa çok açık: Emekli maaşı asgari ücretin altında olamaz” ifadelerini kullandı.
2010 anayasa değişikliğine de değinen Gemrik, bazı maddelerin bilerek kadük bırakıldığını öne sürerek, “Meclisten geçmeyeceğini bile bile önümüze getirdiler. Çünkü bunun için 400 milletvekili gerekiyordu. O sayıyı bulamayacaklarını biliyorlardı” diye konuştu.
Cumhurbaşkanına kamuoyu önünde yanlış bilgiler sunulduğunu iddia eden Gemrik, geçtiğimiz hafta yapılan bir açıklamayı hatırlatarak sert konuştu. “Sayın Cumhurbaşkanı, 2002’de emekli maaşının 66 lira olduğunu söyledi. Gerçek rakam 257 liraydı. O yıl çeyrek altın 26 liraydı. Bugün bu hesabı herkes yapabiliyor. Kim bu yanlış bilgileri veriyorsa ortaya çıkarılsın ve cezalandırılsın. Kimse bizi aptal yerine koymasın” dedi.
Gemrik, AK Parti Milletvekili Özlem Zengin’in “Biz bu ülkenin garibanlarından oy alarak bugünlere geldik” sözlerine de tepki göstererek, bu ifadeyi “kibir ve kopuşun itirafı” olarak değerlendirdi. “Garibanlardan oy alıyorlarmış. Söylenecek çok şey var ama biz yine de edebimizi koruyalım” ifadelerini kullandı.
Vergi aflarına da dikkat çeken Gemrik, emekli ile yandaş sermaye arasındaki çifte standardı şu sözlerle özetledi: “Yandaşların milyarlık vergi borçları siliniyor, af üstüne af çıkarılıyor. 2013-2023 arasında sayısız şirketin borcu affedildi. Peki emeklinin hangi borcu affedildi? ‘Belini kırdık’ diyorlardı, meğer gerçekten emeklinin belini kırmışlar.”















