Üretici “emeğimizin karşılığını bu yıl alacağız” derken, sanayici ve ihracatçı ise artan fiyatların uluslararası pazardaki dengeleri nasıl etkileyeceğini merak ediyor.
KÜRESEL PAZARIN ETKİSİ
Türkiye, dünya fındık üretiminin yaklaşık %70’ini karşılıyor. Özellikle Avrupa çikolata devlerinin ham madde olarak bağımlı olduğu Türk fındığında arz-talep dengesinin değişmesi, fiyatları yukarı çekiyor. Son yıllarda İtalya, Almanya ve İsviçre merkezli markaların talebinde düşüş yaşanmazken, üretimde yaşanan rekolte belirsizlikleri ve iklim kaynaklı kayıplar fiyat artışında belirleyici oldu.
ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ: “400 TL PSİKOLOJİK EŞİK”
Çarşamba, Terme, Ünye ve Fatsa gibi bölgelerde bahçelerde hummalı hasat dönemi geride kalırken, üretici gözünü 400 TL bandına dikti. Birçok üretici, “yıllardır emeğimiz yok pahasına satılıyordu, artık değerini bulmaya başladı” sözleriyle memnuniyetini dile getiriyor.
İHRACAT REKORUNUN HABERCİSİ Mİ?
Uzmanlara göre fındık fiyatlarının yükselişi, Türkiye’nin ihracat gelirlerinde de artış sağlayabilir. 2024-2025 sezonunda fındık ihracatından 3 milyar doları aşan bir gelir beklentisi dillendiriliyor. Ancak bu noktada önemli olan, üretici gelirinin korunması ve aracılar karşısında mağdur edilmemesi.
EKONOMİDE KATMA DEĞER TARTIŞMASI
Tarım ekonomistleri, fındığın sadece ham madde olarak değil, işlenmiş ürünlerle ihraç edilmesinin Türkiye’ye katma değer kazandıracağı görüşünde. Çikolata, ezme, krema ve fındık yağı gibi ürünlerle dünya pazarında markalaşma çağrısı giderek artıyor.
FİYATLAR DAHA DA YÜKSELİR Mİ?
Piyasalardaki son gelişmelere göre fındıkta 400 TL seviyesi güçlü bir ihtimal olarak görülüyor. Rekoltenin beklentinin altında kalmasına ek olarak küresel talebin artması halinde fiyatların daha da yukarı çıkabileceği öngörülüyor.













