Beyin ve Kalp Aynı Masada
Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Emrah Ereren ve ekibi hem kalp hem de her iki şah damarı tam tıkalı çok yüksek riskli bir hastada, dünyada yalnızca üçüncü kez gerçekleştirilen kalp bypass ameliyatını başarıyla tamamladı.
Ekip, MMD, hipertansiyon, diabetes mellitus ve tekrarlayan angina ile gelen 54 yaşındaki erkek vakayı titizlikle inceledi. Hastanın beyninde “Moyamoya hastalığı” olarak bilinen, beyin damarlarının tıkanmasıyla gelişen nadir bir rahatsızlık vardı. Moyamoya hastalığı (MMD), intrakraniyal internal karotid arterlerin daralması veya tıkanması ve beynin tabanında kırılgan kollateral ağların gelişmesiyle karakterize kronik, ilerleyici bir serebrovasküler hastalık.
Üstelik hasta, bu hastalığın tedavisi için daha önce de Üniversitemiz beyin cerrahisi kliniği öğretim üyesi Doç Dr. Vaner Köksal tarafından beyin damarına bypass (EDAS) ameliyatı da geçirmişti. Ancak yıllar sonra, aynı hastada bu kez çoklu kalp damar tıkanıklığı ortaya çıktı.
Literatürde, Moyamoya tanısı olan çok az sayıda hastaya açık kalp ameliyatı yapılabilmiş ancak her iki şah damarı da tam tıkalı olan bir hastaya açık kalp ameliyatı sadece iki kez yapılmıştı. Bu ameliyatla Samsun’daki ekip, dünyadaki üçüncü, Türkiye’deki ilk vakayı başarıyla gerçekleştirdi.
Dünyada Nadir: EDAS Sonrası Kalp Bypass’ı
Araştırmacılar, literatürde EDAS sonrasında koroner bypass yapılan çok az vaka bulunduğunu belirtiyor. Bu nedenle ameliyat, hem nörolojik hem de kardiyovasküler açıdan çift risk taşıyordu.
Hastada ağır aort kireçlenmesi olduğundan klasik yöntem yerine, kalp durdurulmadan (pump-assisted beating heart) yapılan özel bir cerrahi teknik tercih edildi. Bu sayede hem pıhtı riskleri azaldı hem de beyin kan akışı korunmuş oldu.
Beyin Korumasında “Gerçek Zamanlı İzleme”
Ekip, ameliyat sırasında beynin oksijen düzeyini yakın kızılötesi spektroskopi (NIRS) cihazıyla anlık olarak izledi. Vücut sıcaklığı, kan basıncı ve karbondioksit seviyeleri dikkatle kontrol edildi. Ayrıca damar büzüştürücü ilaçlardan kaçınılarak beynin kanlanması korunmaya çalışıldı.
Toplam ameliyat süresi 320 dakikaydı. Hasta ameliyat sonrası dönemi yeni bir nörolojik problem yaşamadan atlattı ve taburcu edildi.
Samsun’dan Dünyaya İlham
Bu vaka, EDAS geçirmiş Moyamoya hastalarında kalp ameliyatı yapılabileceğini ve önceden oluşturulan beyin damar bağlantılarının (kollaterallerin) ameliyat sırasında koruyucu bir etki sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Çalışma ekibi, bu tür ameliyatlarda kişiye özel stratejiler, beyin kanlanmasını korumaya yönelik titiz hazırlıklar ve gerçek zamanlı beyin monitörizasyonunun hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Bilim insanları, gelecekte hem nörolojik hem kardiyak açıdan riskli hastalarda beyin ve kalp cerrahisinin birlikte çalıştığı disiplinler arası bir yaklaşımın hayat kurtarabileceğine işaret ediyor.
Yapay Zekâ Bile Riskli Dedi Ama Biz Yaptık
Ameliyatı gerçekleştiren Dr. Emrah Ereren, Hürriyet’e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Moyamoya hastalığı için açık kalp ameliyatı dünyada nadir olarak bildirilmişti ancak her iki şah damarı da tıkalı olan sadece iki vaka literatüre bildirilmişti. Bu hastamız için arandığımızda biz de çok araştırdık. Kendi aramızda tartıştık. Hatta yapay zekâya sorduk. O bile uzun uzun gerekçelerini anlatarak “çok riskli” cevabını verdi. Durumu hastamıza anlattık. Murat Bey, ailesiyle konuştu. Ankara’ya, İstanbul’a gidebilirdi. Ama bizim ameliyat etmemizi istedi”.
Samsun’un 1982 yılında Türkiye’nin ilk açık kalp ameliyatlarından birine ev sahipliği yaptığını da hatırlatan Dr. Ereren Samsun’da yılda 400’ün üzerinde açık kalp ameliyatı yapıldığını ifade etti.
Samsun’daki bu vaka, bilimin cesaret ve titizlikle birleştiğinde neleri mümkün kılabileceğinin sessiz bir kanıtı.
Yazan: Emrah Ereren, Şenay Canikli Adıgüzel, Vaner Köksal, Hüseyin Ağırbaş
Araştırma Türü: Klinik Vaka
Yayınlandığı Yer: Interdisciplinary CardioVascular and Thoracic Surgery (Oxford University Press)
Yayın Çeyreklik Dilimi: Q2 (SCI-E)
Çalışmanın Tamamı İçin: Tıklayınız













