Çarşamba, bir zamanlar ülke içindeki göreli konumunda orta-üst düzeyde yer alan ilçeler arasındaydı; ancak son resmi SEGE (Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi) verileri 1981’den 2022’ye kadar yapılan karşılaştırmalarda ilçenin sıralamasında belirgin bir gerileme gösteriyor. Meclis’te de yankı bulan bu düşüş, tarım politikaları, altyapı gecikmeleri, göç ve yerel tercihlerin ekonomik sonuçlarına dair somut örnekler veriyor.
ÇARŞAMBA 1981’DE 64. SIRADAYDI, BUGÜN 269’A GERİLEDİ
Sosyo Ekonomik Gelişmişlik Endeksine (SEGE) göre, 1981’de Türkiye’nin 64. ilçesi konumundayken bugün 269. sıraya gerileyen Çarşamba, Samsun’un giderek derinleşen kalkınma krizinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Veriler, ilçenin dört on yılda yaşadığı kaybın rastlantı değil; tarım politikaları, yatırım tercihlerindeki dengesizlik ve göçle birleşen yapısal bir çöküş olduğunu gösteriyor.
OVA ÜRETMİYOR, ÜRETİCİ KAZANAMIYOR
Bir zamanlar Türkiye’nin en verimli tarım ovalarından biri olarak gösterilen Çarşamba Ovası, bugün üreticisine eskisi kadar gelir sağlayamıyor. Artan maliyetlere karşılık ürün fiyatlarının düşük kalması, teşviklerin yetersizliği ve girdi fiyatlarındaki oynaklık, çiftçiyi tarımdan uzaklaştırdı. Ovanın tarımsal üretim gücü zayıfladıkça ilçenin gelir seviyesi de geriledi. Ektiğini kazanamayan birçok üretici şehir merkezlerine ve büyükşehirlere göç etti. Çarşamba’nın genç nüfusu tarımdan koparken, ilçe ekonomisinin belkemiği olan üretim zinciri giderek kırıldı.
34 YILDIR BEKLEYEN SULAMA PROJESİ
Ovanın temel sorunlarından biri sulama altyapısının tamamlanamaması. Çarşamba’daki sulama projesi yaklaşık 34 yıldır bekliyor. Tamamlanmayan kanallar ve yetersiz su yönetimi, hem verim kayıplarına hem de sık sık yaşanan sel ve taşkınlara neden oluyor. Çiftçiler “Tarlamızı iki yılda bir sel basıyor” diyerek üretim riskinin büyüklüğüne dikkat çekiyor.
Bölgenin tarımsal geleceği için elzem olan sulama yatırımları gecikirken, üretici yılın yarısını kayıp verim, diğer yarısını ise borçla kapatıyor.
ÇEVREYE ZARAR VEREN SANAYİ YATIRIMLARI TARIMSAL DENGELERİ BOZUYOR
Çarşamba’da son 10 yılda artan sanayi ve enerji yatırımları ise yeni bir tartışma alanı yaratıyor. Çevreye ve tarımsal altyapıya zarar verdiği iddia edilen bazı tesisler, ilçenin “tarıma dayalı kalkınma modeli”nden uzaklaşmasına yol açıyor. İlçeye tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesi kurulması yerine, doğrudan tarımı etkileyen katı atık enerji tesisleri ve ağır sanayi yatırımları tercih edildi. Bu tablo, “küçük bir grubun kazandığı ancak on binlerce üreticinin kaybettiği” bir ekonomik modele dönüşmüş durumda.
DÜŞÜŞTE ÇARŞAMBA YALNIZ DEĞİL!
CHP Samsun Milletvekili Murat Çan’ın TBMM’de yaptığı konuşmada açıkladığı verilere göre Çarşamba yalnız değil; Bafra, Kavak, Alaçam ve Terme gibi birçok ilçe de benzer şekilde gelişmişlik sıralamasında sert düşüşler yaşadı. Çan, “Samsun büyük potansiyeline rağmen hak ettiği değeri görmedi, kamu yatırımları doğru yönlendirilmedi, teşvikler elle tutulur bir sanayi sıçramasına dönüşemedi” diyerek tabloyu özetledi.
“SU AKIYOR, TAŞIYOR; AKP BAKIYOR”
Murat Çan’ın TBMM’deki konuşması, ilçedeki genel memnuniyetsizliğin siyasi yansıması da oldu. Çan, “Su akıyor, taşıyor; AKP bakıyor” diyerek sulama projelerinin yıllardır tamamlanmamasını sert ifadelerle eleştirdi. Samsun’un potansiyelinin heba edildiğini söyleyen Çan, teşviklerin doğru planlanmaması nedeniyle istihdamın da sınırlı kaldığını vurguladı.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ NELER?
SEGE verileri, ilçenin sıralamada gerilemesiyle göç, gelir azalması, tarımın çöküşü ve plansız yatırım tercihleri arasında güçlü bir bağ olduğunu ortaya koyuyor. Çarşamba’nın 1981’den 2020’lere uzanan serüveni, merkezi tarım politikalarındaki kopuklukların yerel ekonomiyi nasıl eritebildiğinin somut bir örneği hâline geldi.
Bugün ilçede konuşulan tek şey “Çarşamba nasıl ayağa kalkar?” sorusu. Çözüm için önerilenler ise belli:
— Sulama altyapısının tamamlanması
— Tarıma yönelen doğrudan gelir desteklerinin artırılması
— Üretici kooperatiflerinin güçlendirilmesi
— Teşviklerin şeffaf dağıtılması
— Tarım-sanayi dengesinin yeniden kurulması
POTANSİYEL HALEN VAR, YETERKİ DOĞRU YÖNETİLSİN
Veriler ilçenin geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini göstermiyor; tam tersine, Çarşamba Ovası hâlâ Türkiye’nin en güçlü tarım arazilerinden biri. Ancak doğru planlama, hızlı altyapı yatırımları ve üreticiyi merkeze koyan bir kalkınma modeli uygulanmadığı sürece ilçenin sosyo ekonomik sıralamada yukarı çıkması kolay görünmüyor.
Çarşamba’nın hikâyesi, yalnızca bir ilçenin değil; tarımı ihmal edilen tüm bölgelerin ortak hikâyesi. Ve bu hikâye, doğru müdahaleler yapılırsa yeniden yazılabilir.













